Sayfalar

Cuma, Temmuz 01, 2011

Kendime Notlar #1

Artık silkinip kendine gelme zamanıdır bebek. Ne kadar komik farkında mısın, ne zaman ipin ucunu azıcık rahat bıraksan öyle bir şey oluyor ki yeniden tam gaz asılmak zorunda hissediyorsun kendini. Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilemiyorum ama çok hırpalanıyorsun be bebek, doğana o kadar aykırı ki pinpon topu gibi bir o uçta bir bu uçta olmak. Ama hep de buna maruz bırakılıyorsun başkaları tarafından... Ah o başkaları, kafaları itinayla koparılası!

Senin aslında bunları umursaman o kadar anlamsız geliyor ki bana, ne desem cidden bilemiyorum bazen, kitliyorsun beni. Sen tüm bunları zaten biliyor, kabulleniyor ve sorun etmiyorsun be bebek, niye rotan şaşıyor ki bazı bazı? Sen onları en başından beri sallamıyorsun ki, onlar seni sallamayınca bozuluyorsun? Biliyorum biliyorum; sevmesen de saygı göstermelisin prensibi, birey olma meselesi, nezaket kuralları vesaire vesaire. Ha bir de anlaşılmak istiyorsun. "Ben böyle biriyim, bunu anlasınlar ve saygı göstersinler, ötesi onların haddine değil zaten." diyorsun. "Ben onları yargılıyor, kendimden aşağı görüyor muyum, onlar niye bu kadar peşin hükümcü?" diyorsun. "Neden yaptıklarıma denk karşılıklar alamıyorum, neden tek derdimin bu olduğunu anlatamıyorum?" diyorsun. Ah be bebek, sen gerçekten hiç akıllanmayacaksın, ben sana söyleyeyim.

"Sadece aptalların ciddiye alındığı bir dünyada yaşıyoruz. O halde "Beni anlamıyorlar" diye üzülmek niye?" demiş Oscar Wilde amca, hiç duydun mu? Bence sen bunları kafana toka niyetine bile takma ve doğru bildiğin yolda devam et bebek, herkes bilmese de olur seni ve derdini. Bilen zaten bilir, bilmeyen de kendi kaybeder. Bir de, herkesi ciddiye alma ve bugün kadim bir dostun da dediği gibi, "Sana atılan her topu tutmaya çalışma." ;) Hadi bakalım, şimdi git güzel bir film izle de kafan dağılsın, keyfin yerine gelsin. Marş marş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder