Bu sosyal medya dedikleri gerçekten devasa bir şey. İlk başta burun kıvıran herkes yavaş yavaş tükürdüğünü yalamaya başladı. Sosyal medyanın günbegün artan gücü artık bırakın geri döndürülmeyi; durdurulabilecek, duraklatılabilecek bir noktada bile değil artık.
Ben sosyal medyaya kesinlikle karşı bir insan değilim. Aksine sosyal medya uygulamalarına oldukça sıcak bakıyor, pek çoğunu da becerebildiğim ölçüde kullanıyorum. Şu an okumakta olduğunuz blog buna en canlı örnek olsa gerek. İnsanın kendi zevkini yansıttığı, kendini ifade edebildiği, sesini duyurabildiğini hissettiği bir ortam gerçekten önemli bir yer teşkil ediyor hayatında. "Dünyaya açılan pencere" diye çok klasik bir laf vardır ya, bence o köşe başını artık bloglar tutuyor. Her bir blog, takipçileri için blog yazarının dünyasına açılan birer pencere. O kadar da renkli, çeşitli, güzel bloglar var ki! Herkes bir şekilde kendini anlatmaya çalışıyor ve bu zamana kadar rast geldiğim pek çok blogda bu kendini anlatma işini gerçekten çok iyi becerenler gördüm, daha da görmediklerim ayrı.
Diğer sosyal paylaşım ağları olmasa da ülkemizdeki en popüler ağ olan Facebook da aktif kullandığım bir başka platform. Facebook'u üniversitede yurtta bir dönem aynı odayı paylaştığım bir değişim öğrencisinden duymuştum ilk kez. Hatunu da pek hazzetmediğimden olsa gerek (çok pasaklıydı!), yeterince sevecenlikle yaklaşmamıştım bu paylaşım mantığına. Sonrasında ülkemizde yaşanan Facebook patlamasının zirvelerinde sarhoşça gezinmedim tabi ki ama ahaliden geri de kalmadım. Facebook ortamı benim için gayriciddi gündemden haberdar olabildiğim, kendileri izin verdiği müddetçe de tanıdığım insanların (bazen tanımadıklarım da nasiplerini alıyorlar gerçi) özel hayatlarına burnumu sokabildiğim bir yer. Sonuçta ben de bir noktaya kadar onlara bu hakkı tanıyorum ve birbirimizden tek taraflı ya da interaktif şekilde haberdar oluyor, gül gibi geçinip gidiyoruz :)
İlk girişimimde kullanmayı pek becerememiş olsam da sonradan kıvrak bir şekilde kullanmaya alıştığım, güzel bir mikro blog örneği olan Twitter da favorilerimden. Benim gibi uzun yazan bir insan için 140 karakter sınırlaması oldukça büyük bir sıkıntı teşkil etse de (bari 200 karakter neyim olaydı, 140 nedir ya, bir sms bile 160 karakter!) cümleyi ucundan bacağından kırpa kırpa, söylemek istediğimi daha kısa şekillerde ifade etmeye çalışa çalışa o işi de kotardım. Twitter sadece kendinizi ifade ettiğiniz bir yer değil üstelik, benim için şu an en büyük haber ve gündem takip kaynağı. Twitter hayatıma girdiğinden beri haber sitelerine bakmaz oldum, çünkü o haber sitelerinin Twitter hesaplarını takip etmek gayet yeterli ve tatmin edici bir çözüm. Bunun yanında, hesapların sahte olmadığından emin olduğunuz sürece, sevdiğiniz önemli ya da ünlü kişileri de yakından izleyebiliyorsunuz. Takip ettiğim güzel/kafa dengi insanlar sayesinde pek çok konuda hatrı sayılır bir bilgi birikimi edindim, edinmeye de devam ediyorum.
Sosyal medya demişken - az biraz pabuçları dama atılmış olsa da - anlık mesajlaşma programları, sohbet siteleri ve forumlara değinmezsem ayıp olur sanırım. Sohbet siteleri ve forumlardan hiç hoşlanmadığım için bulaşmadım bunca zaman, bundan sonra da bulaşmam eminim; ama emektar bilgisayarım MSN Messenger, Google Talk vesaire yüzünden az çekmedi benden. Hakları da zor ödenir aslında bu programların, bazen kalkıp gitmeye üşendiğimiz yan odaya seslendik onlarla, bazen de en uzak diyarlara.
Tüm bunlar insanoğlunun sesini duyurma, diğer insanlarla kontak halinde olma, sanal olsa da varlığı kesinlikle yadsınamaz bir ortama müdahil olma ihtiyacından kaynaklanan kullanımlar. Ve gün geçtikçe daha da gelişiyor, daha da genişliyor, hayatımızın daha da önemli bir parçası haline geliyor. Aslına bakarsanız beraberinde getirdiği eğlence de cabası :)
Tüm bunlar insanoğlunun sesini duyurma, diğer insanlarla kontak halinde olma, sanal olsa da varlığı kesinlikle yadsınamaz bir ortama müdahil olma ihtiyacından kaynaklanan kullanımlar. Ve gün geçtikçe daha da gelişiyor, daha da genişliyor, hayatımızın daha da önemli bir parçası haline geliyor. Aslına bakarsanız beraberinde getirdiği eğlence de cabası :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder