İlk kısım için buraya bakabilirsiniz.
Pekin'de gezme fırsatı bulduğumuzda ilk durağımız Olimpiyat
Parkı oldu. 2008 yılında Yaz Olimpiyatları için inşa edilen bu park; farklı
tasarımlı yapıları, geniş açık alanları ve taşıdığı olimpiyat ruhuyla oldukça
büyüleyici. Bu devasa parkta her yeri ziyaret etme şansımız olmadığı için
tercihimizi Water Cube ve Bird Nest'ten yana kullandık biz de. Resmi olarak National
Aquatics Center olarak isimlendirilmiş fakat bir marka edasıyla Water Cube
olarak anılan yapı, olimpiyatlarda yüzme müsabakalarının gerçekleştirildiği yer.
Yapının içinde yüzme havuzları yer alırken insanı asıl cezbeden dış görüntüsü
ve bu görüntünün dışarıdan olduğu kadar içeriden sunduğu manzara da görülmeye
değer. Yapı kübik şekle yakın ve dışı baloncuklarla kaplanmış vaziyette, su
moleküllerinin yapısına benzer baloncuklarla.
2008 Yaz Olimpiyatları'nın ardından ziyaretçilerin hizmetine
açılan Water Cube, çeşitli müsabaka ve gösterilerde de kullanılmaktaymış.
Water Cube'un ardından, parka adım attığımız andan beri
kadrajımda olan ve yaklaştıkça insana anlamlandırması güç bir heyecan veren
Bird Nest'e yürüyoruz. Kuş yuvasını andıran mimarisi sebebiyle Bird Nest olarak
da bilinen National Stadium, bir tasarım ve mühendislik harikası olarak
addediliyor. Çinliler Olimpiyat Parkı'nın tamamı ile büyük gurur duyuyorlar ama
parkın merkezi de Çinliler'in gözbebeği de Bird Nest. Haksız da değiller, parkı
gezerken ağzımdan kaç kez istemsiz şekilde "Adamlar yapmış." cümlesi
çıktı saymadım. Gerçekten yapmışlar. Ne kadar övünseler az.

Bir başka fırsatta Pekin'in meşhur Silk Market'ine gittik,
hem alışveriş yapmak hem de sürekli anlatılan Çinliler'le pazarlık yapma
mizansenlerinden birkaçına tanık olmak için. Silk Market bizim sosyete
pazarlarını andıran bir yer; birkaç katlı bir binada çeşit çeşit dükkanlar,
çeşit çeşit mallar ve tabi ki pazarlık :) İnci ve ipek fular almadan dönmediğim
gibi, ömrü hayatımda alacağım bir şeye söylenen fiyat neyse sorgusuz sualsiz
ödemiş biri olduğum halde bir noktadan sonra pazarlık yapmaya bile giriştim.
Gerçi girişimim başarısızlıkla sonuçlandı ama taçlandıramamış olsam da zafer
benimdir! :) Silk Market'te bir kez daha anladım ki Çinliler her şeyin ama her
şeyin fasonunu çok iyi şekilde yapabilme yeteneğine sahip; fakat ne yazık ki
paralarının değeri de yerlerde.

Çin halkı için önemli yerlerin başında gelen Tiananmen Meydanı ve meydanın çevresinde yer alan önemli bazı yapıları -dışardan da olsa- görme şansım oldu. Dışardan da olsa diyorum çünkü tüm meydan bir sebeple (sanıyorum meclis binasında bir toplantı varmış) ziyaretçi girişine kapatılmış durumdaydı. Bana rehberlik eden kişinin söylediğine göre bu bölge yılın büyük bölümünde çeşitli sebeplerle ziyarete kapatılıyormuş. Gerekçe, tabi ki, güvenlik.
Tiananmen Meydanı, benim hatırlayacak yaşta olmadığım fakat hepimizin bir şekilde bildiği o meşhur Meçhul İsyancı fotoğrafının çekildiği ve 1989'da kanlı olayların yaşandığı meydan. Bir milyon insanın aynı anda bulunabildiği, dünyanın en büyük meydanı aynı zamanda. Meydanın ortasında Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşu için verilen savaşta hayatını kaybedenler anısına inşa edilmiş Kahramanlar Anıtı (Monument to the People's Heroes) ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mao Zedong'un anıt mezarı (Mao Zedong Memorial Hall) ilk bakışta göze çarpıyor. Çin halkının Mao'ya duyduğu sevgi, saygı ve özlemi hala ve her şekilde görmek, hissetmek mümkün; yeri gelmişken onu da belirteyim. Meydanın yan taraflarında karşılıklı inşa edilmiş Çin Ulusal Halk Meclisi Binası (Great Hall of the People) ve Çin Ulusal Müzesi (National Museum of China) o kadar görkemli binalardı ki keşke fırsatım ve zamanım olsaydı da içlerini de gezebilseydim diyorum hala. Neyse, bir dahaki sefere! :)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder