Sayfalar

Çarşamba, Ağustos 03, 2011

Rüya

Bir rüya gördü kız. Uzunca bir rüya. Rüyada önce kalabalık şehrin gürültüsünden, karmaşasından uzakta, bir deniz kıyısı kasabasında bulur kendini. Havası başka bu kasabada herkes kendi halinde bir hayat sürmektedir, çok beğenmiştir bu kendi halindeki insanları, onlara katılmayı gerçekten istemiştir. Girmiştir içlerine, bulduğu samimiyet bir çocuğunki kadar saftır. Güldüklerinde gözlerindeki ışıltı denizin parıltısı gibidir. Rüyadayım lafının hakkını veriyordur gördükleri, hissettikleri. Birden bir fırtına çıkar, savrulur her biri bir yere; göremez o insanların hiçbirini. Fırtına serttir, dinlemiyordur kendi hırçınlığından başkasını, görmüyordur gözü önünde duran hiçbir şeyi, aldırmıyordur onu dindirmek isteyenlere. Rüya kabusa mı dönüşecektir? Hayır, yapısına öyle terstir ki umut etmekten vazgeçmek. Uzun sürmüştür ama birden dinmiştir fırtına, yine denizin ve güneşin o sımsıcak yüzü ve o güzel insanlar. Kız, umudunu yitirmemesinin karşılığını almıştır, haklı çıkmıştır. O eşsiz hisler yine güçlü bir rüzgarla bölünür, yeniden mi fırtına olacaktır? Hayır, mümkün değil, daha yeni geçmiştir fırtına; ama bu sefer kaybolmamıştır o insanlar. Bu sefer sorar kız onlara, “ Buralar hep böyle midir? Alışmalı mıyım bunlara?”, cevap verirler “Sabredene ayrı cennettir burası, umudunu yitirip giden için ise hiçbir zaman göremeyeceği bir hazine”. Kız, kararlıdır, umudunu yitirmeyecektir; hem o cennet yer için onun da vaat ettikleri vardır. İnsan bir yerde yaşarsa, sadece kendisi yaşıyor olmaz ya; yaşanılan yer de onun varlığını hissedecek, onu yaşayacaktır. Rüyadan uyanır kız, uzunca bir rüyadan… Hani kötüleri hayra yorulur da, iyileri sadece hatırda bırakılır ya rüyaların, kız da aynısı yapar, ve uzun yoluna kaldığı yerden devam eder…

(Bu yazı tarafımdan yazılmamıştır, üniversitede tanıştığım ilk insan olan ve şimdi "kızçem" dediğim canım dostumun mezuniyette bana yazdığı andaç yazısıdır. İlk okuduğumda sağ gözümdeki damla sol gözümdekinden hızlı davranmıştır. Yorgunluk diz boyu olunca dinlendirecek, huzur verecek bir şeyler arıyor insan; benim yaptığım da bu yalnızca.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder