Sayfalar

Pazartesi, Aralık 16, 2013

Bize Özel Kitap Kulübü #1 : Peri Gazozu

Tüm nemrutluğuma rağmen büyük bir inat ve ısrarla yanımda olmaya devam eden insanlar var. İnsanı yüklerinden arındırıp hafifleten hatta şımartan türden, pek güzel insanlar bunlar. İşte bunlardan biriyle, sevgili Çise'yle daha da şımaralım istedik ve kendimize "bize özel" bir kitap kulübü kurduk. Fikir klasik olsa da bizim durumumuza göre çok mantıklı bir noktadan hareketle yürürlüğe konduğu için, hele bir de büyük bir heyecan ve istek bu harekete eşlik ettiği için, iş gayet ciddi. "Bizim durumumuza göre" kısmına biraz açıklık getirmek istiyorum öncelikle. Çise de ben de edebiyatı, tiyatroyu, sinemayı, velhasıl ucundan kıyısından bulaşabildiğimiz türlü sanat dalını hayatımızın en büyük anlamlarından addediyoruz. Okumadan ve yazmadan zaten duramıyoruz. Ne zaman bir araya gelsek, hiç şaşmadan kendimizi kitaplar, filmler, oyunlar, performanslar, konserlerle dolu kocaman bir sohbetin içinde buluyoruz. Konuşmaktan ve gülmekten çenemiz yoruluyor. Hal böyle olunca, birlikte kitap okumak, kitaptan yola çıkıp hayattan konuşmak (bunda inanın hiç zorlanmıyoruz zaten), birbirimize yeni şeyler öğretmek (Çise bu konuda kesinlikle daha başarılı) karşı konulamaz derecede mantıklı ve heyecan verici bir fikir oluverdi.

İlk kitabımızı okuduk ve değerlendirme buluşmamızı da gerçekleştirdik bile. Bu yazı da bunun üzerine yazılıyor zaten Çise'nin de izniyle. İlk kitap benim seçimim oldu: Ercan Kesal'dan Peri Gazozu. Normalde dikkatimi çekecek türden bir kitap değildi ama takip ettiğim edebiyat çevrelerinde samimi dili ve naif öyküleriyle büyük beğeni topladığı için ben de bir şans verebileceğimi düşündüm. Nuri Bilge Ceylan'ın "Bir Zamanlar Anadolu'da" filminde tanıştığım ve aslında 25 yıllık bir tıp doktorluğu geçmişinin ardından sinemada boy göstermeye (hatta yıldızlaşmaya) başlayan Ercan Kesal; çocukluğu, annesi ve babasıyla ilişkisi, doktor olarak hizmet verdiği Anadolu'da karşılaştığı insanlar, hayatlar ve olaylar çerçevesinde bir anı-kitap olarak hazırlamış Peri Gazozu'nu. Hatta Çise'nin fark ettiği üzere, yazar bazı bölümleri önceki gazete yazılarından derleyerek kitaba dahil etmiş. Her bölümde belli bir başlık/konu altında bir araya getirdiği anekdotlarla oluşturmuş kitabını. Bu anekdotlar ki, kimisi bir oğlan çocuğunun belleğinden dökülen naif birer anı, kimisi bir hekimin gittiği ölüm tespitinde öğrendiği (bu toprakların hala kanayan yarası olmaya devam eden, edebilen) acı birer hikaye ya da gördüğü yanlışları dile getirmekten çekinmeyen ve kim olursa olsun "artık insan olmaya" davet eden bir aydının telkinleri. Kitabın hatırata dayalı içeriğinde kurgu desteği olabileceğini de düşündüğümüzü söylemeden geçmeyelim ama yine de biz "bize özel kitap kulübü"nün iki üyesi olarak, Peri Gazozu'nun bir nebze insan olabilenin içine işleyecek şeyler barındıran bir kitap olduğunu düşünüyoruz sevgili okur.

Kitapta beğendiğimiz cümleler, üzerine konuşmak istediğimiz bölümler, laf lafı açarken kendimizi içinde bulduğumuz meseleler derken akşamı ettik. Kulübümüzün ilk kitabının bizde bıraktığı tortulardan ve Ercal Kesal'ı tanımış olmaktan memnun şekilde evlerimize dağılırken, notumuzu da verdik: 10 üzerinden 7 :)

5 yorum:

Çise dedi ki...

Sevgili okur (bu şekilde hitap edebilme yetkisini ve sorumluluğunu yukarıdaki yazıdan almaktayım),
Yazarımız burada oldukça mütevazi bir tutum sergilemiş olup kendisini çok hafife almaktadır. Benim (ve sizin) yazarımızdan öğrenecek dünya kadar şeyimiz var. Bu kitap kulübünün üyesi olmak benim için büyük bir keyif oluyor. Hislerimize tercüman olmuş yazarımızın eline, diline kalemine sağlık :)
Yorumuma burda son verirken yazarımıza söylemek istediğim son bir şey var:
Yazsan hep yazsan...

kaizen dedi ki...

Şımartan türden derken işte tam da bunu kast ediyordum sevgili okur.. ;))

edaee dedi ki...

Evet nihayet bu blogun okuyucusu olmak disinda burada onerilen kitaplardan birinin de okuyucusu olarak yorum yapma sansimi bulmusken kacirmak istemiyorum. Tabii ki blog yazarimizin tavsiyesiyle hatta bizzat tesvikiyle kitabimi gurbet yollarina dustugum cantamin icinde buldum. Ilk izlenimimi blogumuzun yazari (benim kizcem oluyor kendisi) ile sicagi sicagina paylasmistim: Peri Gazozu okurken ben: Durdurun ucagi inicem! Gercekten de boyle hissettirdi bana bu samimi dille yazilmis kitap. Oracikta her seyi birakip baba ocagina annemin dizine donme istegi uyandirdi. Insanin sahip oldugu en degerli varliklari, onlarin yokluklarinin nasil bosluklar yarattigini suslu cumlelerle degil yalin ve net cumlelerle ne de guzel okuyucusuna hissettirmis ya da belki benim o konuda algilarim pek bir acik da olabilir :). Hatirat kisminda hakli olabileceginizi dusunuyorum degilse bu kadar net hatirlanan bir cocuklugu saygiyla selamlamak gerekir. Bunun disinda benim bir baska hosuma giden seyin anilarinin cogunun Orta Anadolu'da gecmis olmasi, bir bozkir insani olarak ve anneannemin Avanos gecmisinden oturu benim icin kitabin ayri bir yeri oldu diyebilirim. Ornegin, bozkir insani icin Kizilirmak' in ne demek oldugunu cok iyi bilirim, onun icin yakilan turkuler, kayiplara edilen agitlar bunlarin hepsi benim gecmisimin de bir parcasi.
Sozu cok uzatmadan, bir kez daha boyle bir kulup kurmanizi size cok yakistirdigimi soylemek isterim, severek takip edecegim. Kizceme de guzellikleri benimle de paylastigi icin bir kez daha tesekkur ederim :)

edaee dedi ki...

Tabii bir de bana Ercan Kesal'i tanittigi icin tesekkur etmeliyim kizceye. Bir Zamanlar Anadolu'da filmini bastan sona yeniden izledim sanki kitabi okurken. Senin soylemen uzerine Ercan Kesal'e bakmissam da yuzunu ismini cismini bilmis olsam da, o filmdeki Doktor Cemal (Muhammet Uzuner) oynadi bu kitabi bastan sona benim icin. Bunu da paylasmak istedim :)

kaizen dedi ki...

Candan yorumların için bir kez de buradan teşekkür ederken sevgili kızçe, bloga konuk yazar alma fikrimin hala geçerliliğini koruduğunu önemle ve özenle hatırlatmak isterim ;)

Yorum Gönder