Sayfalar

Pazartesi, Mart 26, 2012

"Belki deli, kesin dahi!" Dali Sergisi Ankara'da!

En beceremediğim işlerin başında gelir resim. Kendim beceremediğim gibi becerenlerin becerilerini de çok fazla anlayamam, yorumlayamam. Ama yine de resim sergilerine giderim denk geldikçe. Özellikle özel ve nadir koleksiyonlarsa sözkonusu olan. Bu yazının sebebi olan sergi de oldukça özel ve nadir bir sergi, Ankara'da sanat adına neler olup bittiğine az buçuk kulak veren herkesin bu aralar duyduğu bildiği üzere: Salvador Dali sergisi CerModern'de.


Kültür sanat faaliyetleri konusunda İstanbul'un enerji ve sinerjisinin yanında saçımı başımı yolmama sebep olan performansıyla Ankara, bu sefer şeytanın bacağını kırmış olmalı ki; Salvador Dali “İlahi Komedya”, “Sürrealizm İzleri” ve “Gala ile Akşam Yemeği” isimli çalışmalarıyla İstanbul'un ardından Ankara'da.

Nisan 2010'dan bu yana Altınsoy Caddesi'nde faaliyet gösteren CerModern, Ankara'da kültür sanat alanında ciddi bir boşluğu doldurmuş bir modern sanatlar merkezi. Eski vagon tamirhaneleri ve cer atölyelerinin restorasyonuyla oluşturulan bu mekan; sergi salonları, konser/konferans salonu, farklı tasarımcılara ait ürünleri satın alabileceğiniz mağazası, kafesi, modern sanatlar/sahne sanatları üzerine başvuru kaynakları barındıran kütüphanesi ve ilk gördüğümde "Burda yazları ne de güzel oturulur " dediğim ve geçtiğimiz yaz açıkhava sineması organizasyonlarıyla çok hoş bir amaca hizmet etmiş açık alanı ile benim gözdelerimden. Başlarda (biraz da lokasyonu sebepli) sesini Ankaralılar'a duyurma konusunda sıkıntılar yaşayan mekan şimdilerde çoğu Ankaralı tarafından bilinmekte ve ziyaret edilmekte. Bunu CerModern'le bir şekilde tanışanların kulaktan kulağa yaydığı şeyler kadar, CerModern'in göstermiş olduğu performans da sağladı tabi ki. Resim sergileri, fotoğraf sergileri, konserler, sanat atölyeleri, yetişkinlerden çocuklara varıncaya kadar farklı kesimlere yönelik hobisel aktiviteler CerModern'i yaşayan bir kültür merkezi olma yolundaki amacına doğru günbegün götürmekte.

Bu noktada Salvador Dali sergisi, hem CerModern hem de Ankaralılar için büyük önem taşıyor bence. Resimden anlasak da anlamasak da kabul etmemiz ve saygı duymamız gereken bir gerçek var ki Salvador Dali 20. yüzyıl sanatının mihenk taşlarından. Ününü çarpıcı sanatı kadar dehası ve farklı kişiliğiyle de besleyen Dali, "Ben sürrealizmin ta kendisiyim." diyecek kadar gerçeküstücülüğe bürünmüş, giysi niyetine nerdeyse. Alışkın olmayan gözlere fazlasıyla garip gelen sürrealist çizgiler, anlamlandırmak için zihni zorlamak gereken desenler; ilk bakışta anlaması kolay gözüken, gözümüze ve zihnimize doğal görünen çizimlerde bile kıyıda köşede adeta kıs kıs gülerek beklemekte Dali'nin eserlerinde. Bu hissiyatı serginin "İlahi Komedya" bölümüne ait eserlerde gözlemlemek oldukça mümkün. Dante'nin meşhur şiirini onun betimlemelerine bağlı kalarak ama yine de kendi sürrealist yönlerini ihmal etmeden resimleyen Dali; Cennet'i, Cehennem'i ve Araf'ı sanki yeniden yaratmış.


"Sürrealizmin İzleri" başlığında yer alan çalışmalarda biz sürrealist olamayan kullar için iş iyice çığırından çıksa da sözkonusu eserler Dali'nin en tipik çalışmalarından örnekler olarak addediliyor. Her resimde farkına varmamanın mümkün olmadığı eriyen saatler, kocaman kelebekler gibi semboller de Dali'nin en bilindik tercihlerinden.

"Gala ile Akşam Yemeği" bölümü ise serginin bence en ilgi çekici kısmı. Sebebi tabi ki sürreel de olsa işin ucunda yemek olması :) Bu bölüme ait eserlerde Dali, efsane restoranların ve aşçılarının menü ve tariflerinden oluşturduğu "sürrealist gastro-estetik hikâyeler" anlatmakta. Dali'nin çocukluk hayalinin aşçı olmak olduğunu da bu çalışma sayesinde öğrenmiş bulunuyoruz, inanması zor olsa da.

Sergi 23 Mart'ta açıldı ve 20 Mayıs'a kadar devam edecek. Hem ayağımıza kadar gelmiş Dali dahisini yakından keşfetmek hem de CerModern'le tanışmak için bence mutlaka gidin.

 
Ayrıntılı bilgi için: http://www.cermodern.org/SALVADOR.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder