Sayfalar

Pazar, Ekim 23, 2011

Orta hal

Bazen durduğum yer doğru mu yanlış mı kestiremiyorum. Çünkü bazen nerde durduğumu bilemiyorum. Çevreme baktığımda öyle hayatlar görüyorum ki bazen, diyorum Allah da benim belamı versin. Çok klişe olacak ama “Sağlığım yerinde, sevdiklerim hayatta ve yanımda, geçim derdim yok; böyleyken kendime dert edindiğim, yakındığım, şikâyet ettiğim şeylere bak. Ne kadar bencil bir insanım.” diye düşünüp kendimi kötü hissediyorum. Klişe ama gerçek bu. Bazen de öyle hayatlar görüyorum ki, diyorum ben ne kadar zavallıyım. “İnsanlar nasıl bir konfor, nasıl bir rahatlık, nasıl bir şıklık içinde sürdürüyorlar hayatlarını. Ben neden böylesine bir refaha, böylesine şaşaâlı bir yaşantıya sahip olamıyorum. Ne kadar ezik bir insanım.” diyorum bu sefer de.

Aslında ne bencil ne de ezik bir insanım. Çünkü ne Allah belamı verecek derecedeyim, ne de zavallılık mertebesinde. Sadece orta halli bir insanım, hepsi bu.

Bu dünya düzeni böyle ne yazık ki, hoşumuza gitse de gitmese de. Devasa tezatlıkta iki uç var ve bu iki uç yaşantı arasındaki uçurum bu denli açılmaya devam ettikçe, orta halli bir insan olarak (belki yaşantım o denli dalgalanmayacaktır ama) bu sorularım, sorgularım daha da artacak. Ve benim gibiler nerede durduklarını, doğruya mı yanlışa mı yakın olduklarını, iyide mi kötüde mi konuşlandıklarını hiçbir zaman tam olarak bilemeyecekler. Arada kalmanın, popüler tabirle “arafta olmanın” en büyük meselelerinden biri bu olsa gerek. Hele bir de vicdan denen mekanizmaysa içinizdeki hâkim güç, iş daha zorlu. Bir türlü “kendi işinize” bakamayacaksınız tam anlamıyla, gözünüz bir o uçta bir diğer uçta. Vicdanınız bazen sizin için, bazen de size karşı görev yapacak. Bu bir şeyi değiştirir mi bilinmez, ama kesin olan şu ki, bir orta halli olarak her iki durumda da sizi rahatsız eden bir şey hep var olacak, elinizden bir şey gelse de gelmese de.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

bu bence içindeki bazı fikirleri yerlerine oturtabilme meselesi. mesela bişeyler hayatında şimdi olduğundan daha iyi olabilir mi? daha iyiden kasıt; daha huzurlu bir hayat, daha dingin bir mizaç ve baharda sabah havası misali berrak ve keskin bir zihinse bunu yakalamak şimdi de o kötü olmayan hayatında mümkündür sanırım. hayatının kötü olduğunu sanmıyorum (yazına dayanarak:), şu haliyle o istediğin kafa yapısına uzak görüyorsan kendini, hayatını daha şık hale getirecek şartlar oluştuğunda yine o kafa yapısına ulaşılabileceğini düşünmüyorum. herkes her durumda ve koşulda kendiyle başbaşa, bunu bilip ona göre kendini şekillendirmeli diye düşünüyorum. yazın üstü kapalı olmuş ama umarım kastedileni ıskalamamışımdır. selamlar.

Yorum Gönder