Sürekli sorduğum bir soru var; sürekli soruyorum, çünkü tatmin edici bir cevap alamadığım gibi aynı soruyu sormamı gerektirecek bir sürü şey görüyorum, yaşıyorum. Çoğunlukla kendime soruyorum; bazen kızıyorum sinirleniyorum Yaradan’a soruyorum; bazen de anneme soruyorum, ama o bu soruma çok kızıyor, o yüzden ona pek sormamaya çalışıyorum. Sorum şu: “Yaradan gerçekten iyilerin yanında mı?” Senin bir cevabın var mı? Varsa benimle de paylaşır mısın? Çünkü cidden “Konuşma öyle, çarpılacaksın” haricinde bir cevaba ihtiyacım var.
Yaradan’a sorgu sual olmaz, bende de O’na karşı bir isyan mevzu bahis değil zaten; ama bazen öyle şeyler görüyorum öyle şeyler yaşıyorum ki, içimdeki inancın ve bağların zayıf düştüğünü hissediyorum. Evet biliyorum dünya adil bir yer değil, “herkese adalet” bir ütopyadan öteye de geçmeyecek hiçbir zaman; ama yine de önemli olan “niyet” değil midir? Benim aklımın erdiği bu. İyi niyetli bir insansan, niyetinin karşılığını görmelisin. Ama niyeyse (işte ben de onu soruyorum, niye?) tam tersi yaşanıyor günümüzde. Harama bulaşmadan, kurallarına uygun şekilde iş yapmaya çalışıyorsun, para kazanamıyorsun. Çalan çırpan, vergi kaçıran adam bir gecede üst sınıflara transfer oluyor, sen bakakalıyorsun. Kopya çeken sıra arkadaşın sınavda senden daha yüksek not alıyor, sense verdiğin emeğin karşılığını alamadığın gibi bir de o “uyanık”ın alaylarına maruz kalıyorsun “enayilik”inden ötürü. Karşısındakinin gözünü boyayıp onu istediği gibi kullanan birini gördüğünde, kullanılmakta olduğunu fark etmeyeni düşünüp müdahale etmek ya da uyarmak istediğinde ağzının payını alıp yerine oturabiliyorsun. Ya da sen kendin de kullanılabilir insanlar kategorisine giriyorsun bazılarının gözünde sırf iyi niyetinden ötürü.
Verdiğim örnekler çok küçük ve basit günlük olaylar, ama örneklemeye çalıştığım noktayı anlatabildiğimi umuyorum. Çok daha ciddi ve kötü durumlar yaşanıyor her gün etrafımızda ya da uzağımızda. Ucu bize ya da sevdiklerimize, tanıdıklarımıza dokundukça haberdar ve farkında oluyoruz ama ben inanıyorum ki hak etmediği halde önünde kötülük bulan çok insan var. “Kim ne hak eder”in cevabı benim haddime değil ama bazı şeyleri gördükçe bildikçe de üzülüyorum, kahroluyorum; o yüzden soruyorum bu soruyu.
Bu yazıyı okuyup beni yadırgayacak, yargılayacak insanlar olacaktır; ama ben bu yazıyı yazmak zorundaydım, çünkü bir senedir unutmadığım biri var ve onun başına geleni her hatırladığımda soruyorum bu soruyu; defalarca, defalarca, defalarca. O kadar iyi niyetliydi, o kadar güzel bir insandı ki; ne öncesinde yaşadığı sıkıntıları ne de en son başına gelen felaketin zerresini hak etmiş olabileceğini asla ama asla düşünemem. O gülen gözleri ve ışıl ışıl yüzü gözümün önüne geldikçe de sorar dururum ben bu soruyu, kendimi “Yaradan sevdiklerini yanına erken alırmış” lafıyla kandırmaya çabalasam da.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder