Sayfalar

Perşembe, Mart 08, 2018

Okusam Hep Okusam #22 : Kabuk

"Hayat gelir ve geçer. Ağır ve karanlık ve yorucu ve uykusuz ve zalimdir hayat. Umduğunla başına gelenler arasında dünyadan güneşe uzanan yol kadar mesafe vardır. Hep mutlu olmayı ummak kocaman bir aptallıktır. İnsan sadece kendi olmalıdır. Kendi denilen şey neyse o."

Okusam Hep Okusam serisinin yeni konuğu olarak, 2017'de okuduğum en sarsıcı kitabı ağırlıyoruz bugün: Tiyatro çalışmalarıyla tanıdığımız Zeynep Kaçar'ın ilk kitabı Kabuk. Hem kurgusuyla hem üslubuyla çok sağlam bir roman. Anlattığı şeyler insanın suratına bam güm çarparken anlatış şekli de insanın böğrüne oturur cinsten. Özetle tam benlik :) Çok beğendim, öyle böyle değil. Eminim ki çok geçmeden bir kez daha okuyacağım.


Bir ailenin üç kuşaktan temsilcisi üç kadın anlatıyor hikayeyi. Arka kapakta şöyle tanımlanmış hikaye: "Tutmaya çalıştıkça ellerinden kayan hayatlarının peşinde çözümü delirmekte bulanların hem kanatan, hem sağaltan ama hep güç veren hikayesi."

Hikaye başlar başlamaz bir şeylerin tuhaf olduğunu hissediyorsunuz zaten. Çok normal bir aile değil bu. Resmen delirmişler acıdan. Herkes kendi derdinden başlayarak dillendiriyor söyleyeceğini. İlk başta biraz bocalıyorsunuz, kim kimdir derdi nedir niye böyle olmuş gibisinden; fakat sonradan halkalar genişledikçe, kuşaklar arası etkileşimleri ve ruhani mirasları gördükçe yapboz ortaya çıkmaya başlıyor. Yapbozun son parçası da elinize geçtiğinde tokat yemiş gibi kalakalıyorsunuz zaten. (Sürprizbozan vermemek için anca bu kadar anlatabiliyorum.) 


Kurgu gerçekten çok iyi ama beni Zeynep Kaçar'ın üslubu daha acayip etkiledi. Söyleyeceğini o kadar net, o kadar gerçek, o kadar dürüstçe söylemiş ki. Ama aynı zamanda şahane bir estetik var bu dümdüz yardırmalarda. Bu kadar güzel dertlenilemez, dert kusulamaz yani. Yazdıkları niye bu zamana kadar tiyatroyla sınırlı kalmış ki? Umarım yeni kitapları da gelir ara açılmadan.

"Bense sürekli değişmek, savaşmak, kendimle dalaşıp uğraşıp hep bir mantıklı yol bulmak zorundayım. Olağan güzel, olağan iyi, olağan makul değilim çünkü. Neyim varsa olağandan epey uzak. Sürekli kendimi akla yola uydurma çabası."

Biliyorum kolay değildir böyle gözümüzü yummayı seçtiğimiz karanlıkları anlatan kitapları okumak ama edebiyatta benim tercih ettiğim tarzları seviyorsanız ya da olur da sağlam, sarsıcı, silkeleyip atacak bir romana ihtiyaç duyarsanız Kabuk kesinlikle tavsiyemdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder