Sayfalar

Pazartesi, Haziran 23, 2014

İyi

Gecenin karanlığı. Karşıda başka bir şehre ait ışıklar var, henüz sönmemiş, hayat bitmemiş. Sol çaprazda bir gemi, feneri şehrin ışıklarından ferli. Ama belki de hayat orada bitmiştir, öyle kıpırtısız ki. Kulağımda dalga sesleri, usul usul, sakin, telaşsız. Keyfine vuruyor sular iskeleye. Pencerem açık ardına kadar, öyle küçük çerçeveli de değil üstelik, iç ferahlatıyor genişliği, açınca dünya bana kavuşuyor, ben rüzgara. Hafif bir esinti, hafif ama ben buradayım diyor arada, hissettiriyor kendini, ürpertiyor. Pencereye çekmişim berjeri, arkada bir abajur, nasıl tatlı aydınlanıyor odam, nasıl güzel her şey bu akşam, nasıl iyiyim bilsen.

Bilemesen de canın sağ olsun, ben de inanamıyorum zaten ben dahil her şeyin şu an bu kadar iyi, bu kadar mükemmel olduğuna. Sanki bir şey olacak, kötü bir şey. Can sıkıcı, iç karartıcı bir şey. Bir şey olacak ve her şey bozulacak. Pencere küçülecek, küçüle küçüle kapanacak, dalga susacak, ışık sönecek, gemi gidecek. Yaşanır mı böyle? Sen söyle...

Aslında... Aslında gemiye atlamalı, karşı kıyıdaki şehirde o bitmemiş hayata karışmalı, bütün duvarları yıkıp kocaman pencereler yapmalı. Dalga sesi kulağımda, rüzgar tenimde, ışık gözlerimde olmalı, hep de orada kalmalı.

Bunu mutlaka yapmalı.

1 yorum:

Unknown dedi ki...

yüreğine sağlık güzelim, böylesi güzel yüreklere kötü bir şey olamaz ki, asla...

Yorum Gönder