Sayfalar

Salı, Eylül 11, 2012

Giden ya da Kalan

Bugün senle her zamankinden daha çetin bir konuda konuşacağım sevgili okur. Zordayım, öyle zordayım ki ağlamadan bu yazıyı bitirmem mümkün olmayacak sanırım. Beni de kendi gibi sulugöz yaptı bu kız sonunda.

Bu zamana kadar bir kez hariç hep ben giden oldum, o da kalan. Giden ya da kalan olmak konusunda konuştuğumuz zamanlardan anladığım oydu ki kalana gidenden daha çok dokunuyor olsa da gitme eylemi, onun kalan olmaktan yana bir sıkıntısı yoktu benim gidişlerimde. Güzel güzel uğurlar, güzel güzel karşılardı hep. Bir kere de o gitmişti, ben tuttum kendimi ama o ağladı giderken. Zaten ben ona göre daha ruhsuzum bu konularda.

Ruhsuzum. Ruhsuzdum. Zira Allah’ın sopası yok sevgili okur, kalkıp gidiyor şimdi ve ben gözyaşı kaybından cidden ölebilirim. Bu zamana kadar bu konu üzerinde fazla derinlemesine düşünmemeye çalıştım aslına bakarsan, hatta onu girdiği bu yeni yolda sonuna kadar bu şekilde destekleyebildim sanırım. Ama geri sayımın başladığı bu günleri nasıl atlatacağız cidden bilmiyorum.

Hayatının belki de en önemli hedefini gerçek kılabilmek için önemli bir süreci yaşamaya gidiyor şimdi. Güzel bir yere güzel işler yapmaya gidiyor. Eminim ki kıymetini bilecek insanların yanına gidiyor. Ben de onun kadar heyecanlı ve umutluyum bu açıdan. Zira hep dediğim gibi, yeni iyidir. Bu sefer kalan olma yükünü ben omuzlayacak olsam bile...

Bir de şu var hep aklımda tutmaya çalıştığım, daha önceleri yaşadıklarımızdan ikimiz de iyi biliyoruz ki bizim aramızdaki şey mesafeden ya da yoğunluktan hiçbir şekilde etkilenmiyor. Ben onu ihmal edersem o bana “Hişt, hişt!” diyor; o beni ihmal ederse ben de ona trip atıyorum o kadar. Sonra kaldığımız yerden devam. Zaten beni her şekilde taşıyabilen ve bunu bana rağmen yıllardır inatla sürdüren nadir insanlardan biri olduğu için; ben de onu hayatımdan gelip geçen her insandan tamamen ayrı bir değer kutusunda büyük bir ihtimamla taşıdığım için bu saatten sonra isterse Güney Kutbu’na gitsin bize bir şey olmaz ;) Ama yine de sevgili okurun yanında da açık açık söylüyorum, önümüzdeki üç senenin sonunda İngiltere’den öteye gitmeden dizimin dibine dönersen çok memnun olucam Eda!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder