Bugün senle her zamankinden daha çetin bir konuda konuşacağım sevgili okur.
Zordayım, öyle zordayım ki ağlamadan bu yazıyı bitirmem mümkün olmayacak
sanırım. Beni de kendi gibi sulugöz yaptı bu kız sonunda.
Bu zamana kadar bir kez hariç hep ben giden oldum, o da kalan. Giden ya da
kalan olmak konusunda konuştuğumuz zamanlardan anladığım oydu ki kalana
gidenden daha çok dokunuyor olsa da gitme eylemi, onun kalan olmaktan yana bir
sıkıntısı yoktu benim gidişlerimde. Güzel güzel uğurlar, güzel güzel karşılardı
hep. Bir kere de o gitmişti, ben tuttum kendimi ama o ağladı giderken.
Zaten ben ona göre daha ruhsuzum bu konularda.
Ruhsuzum. Ruhsuzdum. Zira Allah’ın sopası yok sevgili okur, kalkıp gidiyor
şimdi ve ben gözyaşı kaybından cidden ölebilirim. Bu zamana kadar bu konu
üzerinde fazla derinlemesine düşünmemeye çalıştım aslına bakarsan, hatta onu girdiği
bu yeni yolda sonuna kadar bu şekilde destekleyebildim sanırım. Ama geri
sayımın başladığı bu günleri nasıl atlatacağız cidden bilmiyorum.
Hayatının belki de en önemli hedefini gerçek kılabilmek için önemli bir
süreci yaşamaya gidiyor şimdi. Güzel bir yere güzel işler yapmaya gidiyor. Eminim
ki kıymetini bilecek insanların yanına gidiyor. Ben de onun kadar heyecanlı ve
umutluyum bu açıdan. Zira hep dediğim gibi, yeni iyidir. Bu sefer kalan olma
yükünü ben omuzlayacak olsam bile...
Bir de şu var hep aklımda tutmaya çalıştığım, daha önceleri yaşadıklarımızdan
ikimiz de iyi biliyoruz ki bizim aramızdaki şey mesafeden ya da yoğunluktan
hiçbir şekilde etkilenmiyor. Ben onu ihmal edersem o bana “Hişt, hişt!” diyor;
o beni ihmal ederse ben de ona trip atıyorum o kadar. Sonra kaldığımız yerden
devam. Zaten beni her şekilde taşıyabilen ve bunu bana rağmen yıllardır inatla
sürdüren nadir insanlardan biri olduğu için; ben de onu hayatımdan gelip geçen
her insandan tamamen ayrı bir değer kutusunda büyük bir ihtimamla taşıdığım
için bu saatten sonra isterse Güney Kutbu’na gitsin bize bir şey olmaz ;) Ama
yine de sevgili okurun yanında da açık açık söylüyorum, önümüzdeki üç senenin
sonunda İngiltere’den öteye gitmeden dizimin dibine dönersen çok memnun olucam
Eda!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder